Crowia blog

Hastane Mimarisindeki Değişim Ve Covid -19 Etkisi
Hastane Mimarisindeki Değişim Ve Covid -19 Etkisi13-03-2021 Sağlık

Hastane Mimarisindeki Değişim Ve Covid -19 Etkisi

İşim gereği hayatımızın çoğunu hastane kurulumu ve yönetimi üzerine düşünerek geçiriyorum ve bu anlamda da hastane tasarımları gündemimde önemli bir yer tutuyor doğal olarak. COVID-19 salgının patlak vermesiyle beraber, hastanecilik sektöründeki tüm yöneticilerin de çalışanlarını ve hastalarını sağlıklı tutacak tasarım çözümlerine kafa yorduğunu düşünüyorum.

COVID-19 ile beraber hastanecilikte özellikle de hastane tasarımlarında çok köklü değişikliklerin olacağını hepimiz görüyoruz. Şu bir gerçek ki salgın ile beraber enfeksiyon kontrolü hastane tasarımında en önemli konu haline geldi. Uzun vadede, yeni hastanelerin mimari planlamalarını dikkatlice düşünmek, gelecekteki salgınlarını kontrol altına almamıza yardımcı olabilir. Etkili enfeksiyon kontrolü için de daha küçük hastaneler, daha küçük uzmanlık merkezleri ve daha fazla otomasyon kullanımı gibi bir dizi değişiklik olacağı ise kesin. Mevcut salgından sonra monoblok hastanenin verimliliğini pavyon tipi hastanenin pozitifliği ve konforuyla birleştiren yeni bir hastane tasarımının ortaya çıkacağını düşünmek çok da yanlış olmaz.

Acil Servis ve Hasta Yatış Alanları

Salgın süreci ile beraber hastanelerde en çok değişime uğrayacak birimlerin acil ve yoğun bakım birimleri ile hasta yatak katları olduğu söylenebilir.

Acil servisler salgının hastaneye yayılacağı ilk alandır. Bu nedenle acil serviste triyaj işleyişi ve doğal olarak acil tasarımı temelden değişecektir. Gelen hastalar öncelikle salgına dair bir belirti ile mi geliyor; mutlaka ayrışması sağlanmalıdır. Böyle belirti içeren hastalar hemen steril karantina alanlarına alınarak diğer hastalarla karışmaları engellenmelidir. Bu nedenle acillerde steril karantina alanlarının oluşturulması gerekecektir. Ayrıca triyaj alanları insanların daha izole olarak tirajlarının yapılacağı steril alanlara dönüştürülmelidir.

Hastanelerde ki, özellikle girişe yakın açık alanların ne kadar değerli olduğunu Covid -19 ile beraber anlamış olduk. Girişine yakın olan açık alanlar, büyük bir salgın sırasında ön triyaj alanları olarak işlev görebilir. Bu alanları gerekli elektrik ve mekanik teknik alt yapı ile donatmak, triyaj fonksiyonlarını gerçekleştirmek için temel ekipmanların kurulmasını olası kılar. 

Tüm hastalara özel odalar veren, hastane kaynaklı enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltabilecek hastaneler inşa etmemiz gerekiyor. Tabii ki, büyük salgınlar sırasında, yoğunluktan bunalmış hastanelerin hastaları buldukları yere koymaktan başka seçeneği olmayabilir, ancak daha küçük salgınlar ve bulaşıcı hastalıkların günlük tedavisi için, tek hasta odalarının büyük getirileri vardır. Hastaların başkalarıyla alan paylaşması ne kadar az olursa, herkes o kadar güvenli olur. Bu nedenledir ki yakın bir zamanda koğuş türü hasta odalarının ve yoğun bakım ünitelerinin de tarih olacağı muhakkak. Tüm yoğun bakım alanları karantina şartlarına uygun olarak oda şeklinde düzenlenmeye başlanması gerekmektedir. Bu konu, salgın olsun olmasın, iyileştiren hastane için de önemli bir konu.

Hasta odalarındaki tasarımın esnekliği de artacak ve her hasta odası kolayca yoğun bakıma dönüştürülebilmek daha esnek bir tasarıma kavuşacağını öngörmek yanlış olmaz.

Temas Yüzeyleri

Bakteri ve virüslerin yayılmasını önlemenin en kolay yolu hastane çalışanlarının ve hastaların dokunması gereken yüzeyleri sınırlamaktır. Bu da bölme olarak kullandığımız perdeleri ve diğer yüksek dokunuş oranına sahip nesneleri kaldırmak gerektiği anlamına gelir. Ayrıca aydınlatma, ısıtma-soğutma vb. diğer fonksiyonlar için dokunmadan kontrol sağlayacak sistemler kullanmak; otomatik sensörlü kapılar ve perdeler gibi çözümler virüs ve mikropların iletim yollarını kaldıracaktır.

Antimikrobiyal Kaplamalar ve Malzemeler 

Dezenfekte edilmesi kolay; yapısı gereği virüslerin ve mikropların uzun süre yaşamasına izin vermeyen malzemeler ve kaplamalar, hastane ortamında gerekli olan yüksek hijyen düzeyinin korunmasını kolaylaştırır. Örneğin bakır doğal antimikrobiyal özelliklere sahiptir ve temas yüzeylerinde daha fazla kullanım mikrop iletimini azaltabilir. Hastane ortamında kullanılan herhangi bir malzeme alkol ve amonyum bileşikleri gibi yaygın dezenfektanlara maruz kaldığında kimyasal olarak reaksiyona girmemelidir.

Bazı hastaneler, yarı saydam ve temizlenmesi kolay akıllı cam olarak da bilinen ürünleri kullanmaya başlayarak bu konuda yol aldı bile.

Teknik Altyapı

Hastaneleri salgın hastalıklarla savaşmak için hazırlamak sadece izolasyon alanlarını artırmak veya ventilatör eklemekle ilgili değildir. Enfekte hastaların izole edilmesi gerekirken çapraz kontaminasyonu önlemek için havanın hasta odalarından saatte 10 defaya kadar emilmesi gerekir. 

Doğal havalandırma ve yüksek seviye filtrasyon sistemleri, havadaki mikropların tesis genelinde sirkülasyonunu önlerken temiz havanın içeri girmesini sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır. Nemi kontrol etme yeteneği de önemlidir, çünkü nemli bir ortam bazı mikropların iletim hızını azaltabilir. 

Güneş ışığının bazı bakterileri, virüs ve mikroplar üzerinde ölümcül etkisi olduğu bilinmektedir. Hastane mimarisinde doğal güneş ışığı kullanımının bu faydasının yanında hem hastaların hem de personelin ruh hallerini de olumlu etkisi olacak hem de elektrik harcamalarını ve giderleri düşürecektir.

Alınan önlemlerin hastanenin enerji harcamalarını artıracağı muhakkaktır. Hastane yapılarında, enerji ve su tüketim fazlalığını düşünecek olursak çevre dostu yeşil bina kavramı sağlık yapıları için çok önemli hale gelirken, birçok medikal cihazın kullanıldığı hastane binalarında enerji tüketimini azaltmanın oldukça zorlu bir süreç olacağını söylemek yanlış olmaz.

Atık Yönetimi

Atıkların bertarafı için salgına uygun yöntemler geliştirmeye ihtiyaç duyulacaktır. Binalarda maske, eldiven ve diğer kişisel hijyen malzeme atıklarının diğer atıklardan ayrı biriktirilmesi için düzenleme yapılmalıdır.  Ayrıca hastanelerde bu atıkların toplanması için genel alanlara çöp kutuları konulmalıdır. Ayrıca salgın tedavisi yapan ünitelerden ve laboratuvardan gelen atıklar mutlaka ayrı olarak depolanmalıdır.

Personel İçin Ayrılan alanlar

Salgın hastalık dönemimde en çok ihmal edilen konunun sağlık çalışanlarının konaklaması ve duygusal anlamda yaşadıkları stres olduğunu da bu süreçte hep beraber gördük. Bence doktorlarımızın, hemşirelerimizin ve diğer sağlık çalışanlarının konaklayabilecekleri; çalışma aralarında dinlenebilecekleri ve kendilerine biraz zaman ayırabilecekleri ortamlar inşa etmeliyiz hastanelerde.

Sonuç Olarak...

Bu tasarım kararları ideal olarak bir bina inşa edilmeden önce alınmakla birlikte, malzemelerin iyileştirilmesi ve kapı ve lavabolara hareket sensörlerinin eklenmesi gibi bazı değişiklikler mevcut tesislere yapılan tadilatlarla uygulanabilir. Bu değişiklikler, daha iyi enfeksiyon kontrolü için gelecekteki hastane tasarımlarında rutin olarak uygulanır hale gelmeli; yönetmeliklerde bu uygulamalara detaylı olarak yer verilmelidir. 

Covid-19 hayatımızda çok şey değiştirdi ve değiştirmeye de devam edecek. Hepimizin yeni şeyler öğrendiği bir dönemden geçiyoruz. Salgınların hastanelerde daha ne tür değişikliklere yol açacağını biraz da zaman gösterecek. 

  • Covid-19
  • Hastane Mimarisi
  • Hastane Tasarımı

Yazar


Esra Demir
Esra Demir

Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde, yüksek lisans eğitimini ise Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme bölümünde tamamlamıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir. Profesyon

Profile Git